Metro Günlükleri – 3

21Temmuz 2025 Pazartesi

rayını sevmez ve terkedemez bir sürgündür

Evet, hayat ikiliktir. İnsan duygularını hiçbir zaman sürekli koruyamaz ve hatta çoğu zaman nasıl bir duygu durumu içerisinde olduğunu dahi tam olarak kavrayamaz. İnsan, duygularını çoğu zaman zıtlarıyla idrak eden, bir duygunun zıddını bulamadığında yavaş yavaş belirsizlik içine düşen bir varlık. Metro da ikiliklerin iç içe geçtiği bir mekân: karanlıktan aydınlığa, aydınlıktan karanlığa… Hiç durmaksızın karanlıkta giden bir metro olsaydı, böyle bir durumda varış hali ve geçen zaman eriyerek yok olur, belirsizlik kaskatı bir gerçekliğe dönüşürdü. Mutluluk hüzünle, huzur endişeyle, sakinlik kargaşayla anlaşılır. Metro da karanlık ve aydınlık arasında gidip gelen ikiliğin adıdır.

İnsan içinde sıkıştığı ikiliğin esiri olduğunda ve bu ikiliği fark ettiği halde vazgeçemediğinde yalnızca sürgününü tazeler. Ne ileriye doğru yol alabilir ne de geriye dönebilir. Sürekli aynı döngünün içinde değişmeyen bir çaresizlikle savrulur. Tıpkı rayını sevmeyen ve terk edemeyen bir tren gibi…

Oysa esas hayat tekliktedir. İkilikten kopamayan insan için endişe bir değil bindir. İçimizdeki ikilik nefisten kaynaklı ayrılıklar, korkular ve çekişmelerle dallanıp budaklanır. Teklik ise rızadır. Başa gelecek olan her şeyde idrak ve sükûnet halidir. “Denize değin ırmak idi adın / Ko andan ötesin denize daldın.” beytindeki ırmağın endişesi denize kavuştuğunda biter. Nitekim ırmak denize kavuşana kadar kendi sınırları içinde akar, sınırlarını yalnızca kendi yatağını zorlayabilir, sonunda farklı akışlarla birleşip gerçek huzuru ve özgürlüğü denizle bir olunca bulur. Hakikat mesafenin kalkmasıyla aşikâr hale gelir. Mahrem olandan peçe kaldırılır. İkilik mesafe, birlik mesafesizliktir. İnsan da tek ve bütün olduğunda, ırmaklıktan geçip denize kavuştuğunda yani ikilikten geçip birliğe vardığında endişesi yok olur. İnsanın içindeki ikiliği teke indirmesi demek rayını ve gittiği yeri sevmesi, kendiyle mesafesi olmaması demektir. Ruh birlik, nefis ise ikiliktir.

Birliğe giden yolda insan nefsin tuzakları sebebiyle karanlıkları aydınlık; aydınlıkları karanlık görür. İnsan kendi iç çatışmasını içsel bir yolculukla, sabırla ve farkındalıkla aşabilir. Böylece çekişme ortadan kalkar. Zıtlıklardan sıyrılan, ikilikten yani nefsin hastalıklarından geçip kendi özüne dönebilen insan anlamın, huzurun ve sükûnetin mahalli olan ruha yani birliğe ulaşır.

“Senlik benlik olacağız iş ikilikte kalır / Çıktık ikilik evinden seni beni yağmaya verdik

23 Temmuz 2025 Çarşamba

Metro bütün cihetleriyle aynalarla kaplansa, kim gerçekten kendini bulabilir? Kendini aynalardaki yansımada arayan için bulunma ihtimali kalır mı? “Hangi insan loş bir ışıkta aynaya bakıp da, içindeki çoktan intihar etmiş kişiyle karşılaştığını sanmamıştır?

28 Temmuz 2025 Pazartesi

Yorgunluktan bitap düşmüş biri olarak, insanların yüzlerinden ve tarzlarından hangi durakta ineceklerini kestirmeye çalışıyorum. Çünkü çok yorgunum ve acilen oturacak bir yer bulmam gerek. Oturan kalabalığın arasında ders çalışan birini gördüğümde, üniversitelere aktarma yapılan duraklarda ineceğini tahmin ederim. Üzerinde tuttuğu takımın forması olanları görünce, stadyumların ve taraftarların toplandığı duraklarda ineceklerini düşünürüm. Elinde küçük, süslü ve dikkat çekici bir köpeği olanları ise, en pahalı semtlerin duraklarında inmeye daha yakın bulurum. Nitekim köpek küçüldükçe, refah seviyesinin yükseldiğini gözlemlemek mümkün. Bu durumlara göre konumumu ayarlayıp hangisinin daha erken ineceğini gözlemledikten sonra ineceğini düşündüğüm birinin başına dikiliyorum. Bazen hiçbir zaman inmeyecek gibi uyuyan kimseler görüp onlardan hızla uzaklaşıyorum. Telefonla konuşanları duyduğumda hemen kulak kesiliyorum, bazı zamanlar inecekleri yer hakkında bilgi veriyorlar: “İki durağım kaldı geliyorum.” Bu bilgi gelir gelmez konumumu usulca o yöne doğru tazeliyorum. Rakiplerim de duyduysa ve başında bekleyen başka biri varsa büyük bir hayal kırıklığı… Bazen yaptığım tespitler birebir doğru çıkıyor. Böyle anlarda, oturan yolculardan bazıları, sanki tek başına karar alıp makamlara atama yapan bir cumhurbaşkanı edasıyla, eliyle işaret ederek ‘Siz, hey ben ineceğim, lütfen gelin buraya oturun’ diyerek uzaktaki birine yerini gösteriyor. O an o kişiyle kanlı bıçaklı olmamak için kendimi zor tutuyorum. Ama eğer o sırada başka biri de inmiş ve ben de oturmuşsam, bu kez tüm sevecenliğimle ayaktakilere bakıp içimden ‘umarım siz de yer bulursunuz’ diye niyaz ediyorum.

Oğuzhan Yılmaz

 

 

DİĞER YAZILAR

2 Yorum

  • Düğünde 5 saat göbek atıp metro da yer isteyen teyze , 15/03/2026

    Sondaki taktikler güzelmiş deneyeceğim

  • İşçi , 10/09/2025

    21 temmuzdaki yazı çok iyiydi, Sulhi Ceylan’ın yazılarını anımsattı. Sonuncuyu okuyunca güldüm ve az önce şefim telefona bakarak gülüyorsan hayatında biri var demektir dedi :)
    Yok abla yazı okuyordum dedim :) İnsanlar genelde böyle düşünürler arkadaşlarımla yazışırken de çok gülerim ve hep böyle düşünülür hatta kendi yaptığım esprilere gülerim ama insanlar bambaşka düşünürler…

Düğünde 5 saat göbek atıp metro da yer isteyen teyze için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir