I. Lot: Molla Kasım’ın Gözyaşları

satıyorum!
yok mu arttıran?
aydınlık sabahlarını kara kışların
hatırı kalan varsa, tanrı’nın ektiği tohumlarda
çiçek açtığı günlere sayalım

değerli hazirun, bunlar
nuh tufanından beri batmayan bir geminin malları
bakalım, heybemizde neler var?
sırtına saplanan bıçaklarda gelinliğini kurutan kadınlar
aynada en güzel halini yakalamadan
evden çıkamayan adamlar
mihrabı yıkılınca camiye dönen bir tövbekar
kıblesiz mescitlerin altın varaklı kubbeleri
altı pasa girince kendini yere atan mağduriyet
bir yerden tanıdık gelen yalancılar

birinci lot, baylar bayanlar
kreşte unutulmuş bir çocuk cesedi
üç yüz binle açıyorum
şarabi ceketli beyefendi
üç yüz elli bin verdi
dört yüz! dört yüz elli!
yok mu arttıran?
toplu bir mezar bulurum belki

buradan bakınca insanların yüzüne
nutku tutulan bir güneş görüyorum
ve ayrılık mektubunun pullarını taşıyan
bir posta güvercini

ben bu satırları okurken sevgilim
sen çok uzaklarda iki büklüm bir cenin
yalıyor olacaksın, yeni bir zarfın ıslak dudaklarını
yutmak zorunda kaldığın kelimeler
kavga anında bilincin belinden çıkardığı
tarihi bir samuray kılıcı

ikiye bölünmeden önce kalbim
kendime yetebiliyor olmanın arsız sevinciydim

kırmızı trençkotlu hanımefendiye merhaba
üç talakla boşayıp dünyayı, ceviz kırdı kocası
çevre gezegenlerin kalçalarında

satıyorum!
yok mu anlayan?
içeride patlayan mayınlardan
iki yüz elli binle açıyorum
annesiz büyüyen bir bomba imha uzmanı
monica belluci’nin yerine
tehlikeli sahnelerde oynadı

bir kadının çok güzel olması, bayım
felsefi bir problem olmalı

kıymetli başkanım, başkan yardımcılarım
ve güzide emekçileri, yavşak basınımızın
bunlar, eski bir ihaleden kalan demirbaşlar
has peygamberin devesini
kumlara batıran emaneti
vahye bağlı öğreti, isimli bir kapsülle
uzaya gönderen ilahiyat profesörleri
kin ve düşmanlığa tahrik suçundan
necip türk milletini
tutuksuz yargılanan gönül erleri
çinçin pavyonlarında vakfeye duran tebliğciler
kıt kanaat geçinen kanaat önderleri
putlarını kırdıkça yenisini peydahlayan matruşkalar
ve sevgilim, sürme çektiğin gözlerin
kabaran bir hesabı kapatır gibi

biraz ağır ilerliyordu
ama güzel bir filmdi

okuyan var mı aranızda? satıyorum!
beş okkalık buğday parasına
kim, ne yapsın hikmeti
genç kuşak şairlerimizden
yunus emre’nin dizeleri

ne eyyûb ile ne yakûb ile
taşlar ile çağırayım mevla’m seni!

Bahadır Dadak


II. Lot: Kutsal Cumartesi Ayini
III. Lot: Son Akşam Yemeği

 

DİĞER YAZILAR

4 Yorum

  • Hızlı Yazar , 15/10/2024

    Bu şiir, oldukça güçlü ve eleştirel bir dile sahip. İroni, alay ve sert imgelerle dolu, hem toplumsal hem de bireysel meselelere dikkat çekiyor. Açık artırma metaforu üzerinden modern dünyanın kaotik düzeni, insani değerlerin metalaştırılması ve toplumsal çelişkiler ele alınıyor.

    Şiirde yer alan “satıyorum” tekrarı, değerini yitirmiş, unutulmuş veya bozulmuş olan insanlık hallerini ortaya koyarken, her bir detay insanı sarsıyor.

    Şair, geçmiş ve günümüz değerlerini yan yana getirerek, hem kişisel hem de toplumsal bir içsel hesaplaşma yapıyor. Bir yandan geleneksel imgeler (peygamberin devesi, mihrabı yıkılan tövbekar), diğer yandan günümüzün acı gerçekleri (annesiz büyüyen bomba imha uzmanı, tutuksuz yargılanan gönül erleri) karşı karşıya getiriliyor.

    Şiirin sonunda yer alan “biraz ağır ilerliyordu ama güzel bir filmdi” dizesi, tüm bu yoğun temaların bir dış gözle izlenmiş olduğu hissini veriyor ve şiire güçlü bir kapanış sunuyor.

    • Bi Bitmediniz , 15/10/2024

      Yapay zekâyla yorum yapılmadığı kalmıştı, o da oldu. Sayın Editör! Botlardan kurtulmak gerek.

  • Rezerv Pey , 15/10/2024

    vay arkadaş

  • Feyyaz Kandemir , 15/10/2024

    Baylar bayanlar, değerli hazirun, 21. asrın en önemli şiirlerinden birinin ilk bölümünü okudunuz. Devamını sizden önce okumuş olmanın ayrıcalığını yaşadım ve tüylerim ürperdi. Bahadır Dadak’ın Türk şairi olmadığına ilişkin binlerce delil vardı fakat bu şiir bütün delillerimizi çürüttü. Kendisini amuda kalkarak alkışlamak isterdim, o derece sevinçliyim!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir