Diriliş
Yeniden başlamak yazmak sanatına Kat kat olup açılmak gök katına İndirmek yeryüzüne Allah’ın rahmetini Bir gül gibi sunmak dünya saltanatına
Elimde bir akrep büyütüyorum İlk taşı kim atsın Yıkılınca kendi içime Bedenden arzular taşsın Sesinin kokusundan bilirim Kim beslenmiş günahla
Ağaçları suluyorum durmadan Işığın ve rüzgârın peşinde Uzun yürüyüşlere çıkıyorum Yerimi çocuklara veriyorum Parklarda ve otobüslerde Çocukları büyüklerden çok seviyorum
…Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur
Bir dağ çiçeğinin açmasını getiriyorum Uzandıkça yüzünün kumsalına Balıksız bir denizin yalnızlığı oluyor saçların Korkumu bölüşmek istiyorsun İçimi parçalayan bakışlarını
havada uçuşan kar taneleri o kara kalbime yağsa atsa kalbim yeniden sürüklenirken yerde kollarım bu çürüyen ceset henüz ölmemiş deseler
Çoklarından düşüyor da bunca Görmüyor gelip geçenler Eğilip alıyorum Solgun bir gül oluyor dokununca. Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık
‘‘ha biz varız / ha biz maskeli balo’’ diyor Cahit Zarifoğlu ‘‘Sen Kuş Olur Gidersin Bir Trenle ’’ isimli şiirinde.
Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler, saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var