
Dün gece rüyamda Züleyha’yı gördüm
Dar bir avluda tek başına volta atarken;
Göz kapaklarını siyaha boyadım.
Eğdi başını yalnız bir günebakan gibi
Züleyha, aldanmanın ezeli merhemi.
Züleyha, dört tarafı mahşer midillisi
Utanmamış, zamanın zırhını elleriyle delmiş.
Bıkmış kendi etrafında çember çizmekten,
Usulca solmuş, bir pencere kenarı çiçeği gibi
Bakışında keder, alnında kader çizgisi
Züleyha, dünyanın arka mahallesi,
Sonsuz köşeli bir aşk fırtınası.
İnanmıyor, insanın dünyanın ruhu olduğuna
Bir ömür alacaklısı, ebediyen kederli.
Züleyha bir göktaşı, bilmiyor nereye düşeceğini.
Züleyha, yırtılan gömleklerin hikâyesi
Elinden kan damlıyor düşünürken kendini
Simsiyah gözleri, Tanrı’nın mükemmel kelimeleri
Ölesine korkuyor yapayalnız dirilmekten
Züleyha, rüya içinde bir rüya gibi.
Züleyha, yaratılışın eşsiz tohumu,
Eskimiş fotoğraf albümlerindeki pozları.
Bakmış, rüzgâra kapılan ruhuna paslı gözlerle.
Hayatı boy vermemiş, unutmuş adının harflerini.
Züleyha bir imge, Leyla’nın tarih içindeki seyri.
Sulhi Ceylan
(Yedi İklim Dergisi, 404)


9 Yorum