Kendini Seçmek

“Kendini seçmek cesaret ister.” Böyle diyordu Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard. Her gün, sayısız seçimin içinde kendimizi buluruz. Ne içeceğimizden ne yiyeceğimize, ne giyeceğimizden hangi yoldan işe vb. gideceğimize kadar sayısız seçimin içinde, kendi seçim kümemizi oluşturup hayata devam ederiz. Seçim kümesi, kişiliğimizi oluşturan iradi seçimlerimizden başka bir şey değil. Her seçim; bir şeyleri kümenin içine alırken, diğerlerini de kümenin dışında bırakır. O halde iki küme söz konusu. Onaylananlar ve onaylanmayanlar… İşte bu iki küme sonucu kişiliğimiz belirginleşir. “Ben” dediğimiz ve işaret ettiğimiz kimliği, seçimlerimizle inşâ ederiz ve de seçmediklerimizle.

Toplumsal kurallar hayatımıza yön verir, seçimlerimizi belirler. Geleneklerimiz de, aynı şekilde seçimlerimizi etkiler. Ayrıca beklentilerimiz, seçimlerimizde son derece önemli amillerin başında gelir. İşte filozof bütün bu oyun kuruculardan bağımsızlaşarak kendimizi seçmemiz, dışsal etkilerden soyutlanarak kendimize dönmemiz gerektiğini ve bunun da zor olması sebebiyle cesaret gerektirdiğini işaret ediyor.

Kişinin kendini seçmesi, gayet zor olsa da imkânsız değil. Cesaret ve samimiyetin yanında nefes alan gayret ile, insanın üstesinden gelemeyeceği sorun yok. Tarih buna şahit. Benliğin keşif yolculuğu, özgür iradenin, “ben” hakkında düşünmesi ile başlayan bir süreç. Başka bir ifade ile seçimle… Benliğin seçimi, ben’in ne’liğini anlama gayretinden başka bir şey değil. Fakat ben, benler yani biz tarafından işgal edildiği için, öncelikle bir sağaltım savaşını gerekli kılar. Mahalle baskısı ve toplumsal beklentilere karşı durulan bu savaşta, kişinin tek yardımcısı yine kendidir. Kendi varoluş sorumluluğunu yüklenmek, özgür seçimlerini hayata geçirmek ve bu seçimlerin her türlü sonucu kabullenmek… İşte yolun köşe taşları…

Kişinin kendini seçebilmesi (yolunu belirlemesi) cesaret gerektirir, çünkü bunun ilk kapısı kaygı ve belirsizlik ile yüzleşmektir. İnsan kolaya meyyaldir. Kendi seçimlerinin sorumluluğunu alıp belirsizlik içinde kaygı ile nefes almaktansa bir kümeye dâhil olmanın rahatlığını tercih eder. Çünkü her seçim, sorumluluk doğurur. Ve her sorumluluk ise belirsiz günleri ve kaygıyı çağırır. Yanlış seçimlerin faturasını ödemek istemeyen insan, bu sebeple kişisel yolunu inşâ etmektense toplumun yolunu yol edinir. Böylece belirsizlik ve kaygıdan kurtulur ama benliğinin keşfinden de mahrum olur. O halde hangi tercih olursa olsun bir sonucu vardır. En düşük faturayı ödeme adına neleri feda ettiğinin farkında olmayan insan, haliyle cesur değil hakikatte korkaktır.

Kişinin, kendi anlam arayışına yönelmesi, başlarını değil kendini seçmesidir. İradesini kendinden yana kullanmasıdır. Toplumsal dayatmalara ve beklentilere karşı çıkmak ve böylece arayışını kendine has hale getirmek isteyen insanın cesur olması ise kaçınılmazdır. Çünkü seçilen yol hiç de kolay değildir ve ilk tepkiler kişinin ailesinden ve sevdiklerinden gelecektir. Eğer tepkilere karşısında geri adım atılmaz ve anlam arayışına devam edilirse, her adımda anlam kendini inşâ eder. Aslında inşa olan ben’in ta kendisidir. Ben; düşünce ve eylemlerimizle inşâ olur.

İnsan, korkularıyla yaşar. Başta ölüm olmak üzere pek çok korku, insanın bir ömür arkadaşı olur. Bu sebeple insan da korkularının üzerini örtmeye, yokmuş gibi davranmaya çalışır. Ama hiçbir korku, üzerine örtü atılmasıyla yok olmaz. Sinsice gününün gelmesini bekler ve vakti geldiğinde üzerindeki örtüyü atıp insanın kâbusu olur. Bu sebeple insanın cesur olması, kendini tercih etmesi ve böylece sorumluluklarını üstlenip onları tanıması gerekir. Kaçış hiçbir zaman çare değildir, sadece ertelemeden ibarettir. Fakat ertelenen, her ne kadar insanın korkularıyla yüzleşmek gibi görünse de asıl ertelenen benliğin keşfi ve inşâsıdır.

Sulhi Ceylan

 

 

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Savaş , 05/03/2025

    Tam da bu gece hissettiğim tek şey korku sanırım diyordum. Bu yazılardan anladığım şeyler oluyor ama bazen de başkası için açılmış bir kapıdan girmeye çalışıyor gibi hissediyorum. Rabbim kendimizi keşfetme yolunda bize de buyur edildiğimiz kapılar ihsan eylesin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir