Yaş Kokusu
Siz hiç yaş kokusu aldınız mı? Ben her ağladığımda sanki bir koku duyarım. Benden başkası almaz bilirim. Ağzımda değişik
Siz hiç yaş kokusu aldınız mı? Ben her ağladığımda sanki bir koku duyarım. Benden başkası almaz bilirim. Ağzımda değişik
harflerin dizilişinde esrar arayan, ebleh bir divaneyim. dizlerimde yara izleri, düşlerimde kurşun lekesi, sordum: nedir seninle aramızda olan?
Elleri cebinde, gözleri yerde yürüyordu. Yerdeki parke taşlarının çizgilerine basmamaya çalışıyordu bir yandan. Daha sonra bunun ileride takıntı haline
bir bebek eğer yanlış yerde doğmuşsa hemen öldürmeli onu yedi ceddinden biri isyanı çığırmışsa hak etmiştir katliamı bebek her
Gözlerimi kapattım. Kalabalığı dinliyorum. Nasıl da benden habersizler. Bir koşturmaca bir kaos yaşıyorlar. Farkında değiller. Onlara acıyorum. Sonra kendime
ahşap evlerin yalnızlığı dolanır saçlarıma gamsız bir yağmur çiselenirken üstüme yasaklı bir köy türküsü dolanır dilimin ucuna ve yağmalanmış bir
canı sıkkın bir ilkokul çocuğuyum aklımı çıkardım poligondan isabet tahtasına nefret doluyum yeni kesilmiş dudaklarım biberondan ben babamın oğluyum isabet
Fakülte kapısı kilitli demir Genç kız, delikanlı bir de kör bıçak Genç kız ellerini çoktan kesmiştir Ve bir kader
Herkesin, bir yarımını aradığı şu yarımlar dünyasında bilinmeyen bir şey var ki, o da insanın asıl diğer yarısını bulduğu zaman yarım kaldığı.
Garipti belki Allah rızası için sevemediğim, maalesef daha çok kendi nefsim için çok sevdiğim dostlarım ve dualarımda aklımda çıkmayan,
Yalnızlığa tahammül edemiyorum,de. … Söyle! Aslında zavallının tekiyim, rol yapıyorum, tüm hayatım kendime acımakla geçiyor, de. … Söyle, yoksa
Defler çaldı bir gece kadınlar başucumda, Ölümüm müydü, düğünüm müydü bilemedim. Sonra teller, duvaklar, kurdeleler; Beyazlar içinde bir gelin