Medfun Şiirler 2: Tekbir-i Zâr Zarın
(…) Ağuş-ı mâderiden hâk-i vatan eazzdir, Andan daha muazzez bir nûrdur gubârın. Ser-pençe-i kazâdan bi-fark idi deminde, Zeyl-i rızâyı sarmış
(…) Ağuş-ı mâderiden hâk-i vatan eazzdir, Andan daha muazzez bir nûrdur gubârın. Ser-pençe-i kazâdan bi-fark idi deminde, Zeyl-i rızâyı sarmış
LXXXVVIV Şiir anlam örüntüleri içerisinde kendi anlamını dünya üzerindeki anlamlarla birleştirir. Diğer sanat dallarından ayrılan yanı bunu imgelere yaslayarak aktarmasıdır.
Bu ab u tâb kandan, meyhaneler de bilmez Sahbâda neş’e kimden, mestâneler de bilmez Çeşm-i medide-hâbe âyineler de hayrân Mahiyyet-i
Hayalhanemize Işık Tutan Metin: Şiir LXXXVIII İlhan Berk “Şiirin Gizli Tarihi”nde “Bir şiir yazılıp yeryüzüne çıkmışsa, dünyada bir şeyler
LXXXV Şiir, bir iç kale savaşıdır. [şiir vurmak içindir. aklına geldiğinde yine tekrar ediyorsan ve sonra durup durup yine tekrar
Bir şeyin yeni olup olmadığına dair hüküm verebilmek için yalnızca yeniye değil, eskiye de vâkıf olmak gerekir. Türk şiiri mevzubahis
“Nâmım Fuzûlî! Oturduğum yer Kerbela toprağıdır. Nereye ulaşsa, şiirlerime hürmet gösterilmesi icap eder! Şiirlerim ne altındır ne gümüş! Ne laldir
Klasik şiirimizle meşgul olan hemen herkesin bileceği meşhur bir şiir vardır, “Süzme ceşmin gelmesün müjgan müjgan üstüne / Urma zahmı
Türk şiiri taklit ve nazire şiiri şeklinde gelişmiştir. Tekke şiiri, divan şiiri, saz şiiri, taklit ve nazirenin ötesinde alıntı ve
Bir ses vakıası olarak ahenk, sesin uyumlu ve düzenli bir hâle bürünmesi, hoş bir sadâya dönüşmesi olarak tanımlanabilir. Bu yönüyle
LXXVI İçimizde kıvılcımını taşıyan o cevheri ateşleyecek, duymadığımız kokuları duyuracak, görmediğimiz resimleri gösterecek, hissetmediklerimizi hissettirecek olan farkındalığı bize şairler öğretir.
Genç bir şair adayı bana: –Şiir yazmayı çok istiyorum, ancak henüz hiç yazmadım, bana bunun yolunu, ne yapmam gerektiğini anlatabilir
1) Şiir avcumuza aldığımızda bir sabun köpüğünün o ince cidarında dünyanın düşsel görünümünü seyrettiğimiz şeydir, o dünya bir an sonra
Ordu – Akkuş’un her esnafının ağzında insana tebessüm ettiren, günlük konuşmada sıklıkla kullanılan kelimeleri, Cüneyt Güngör Edebifikir okurları için derledi.