Sanatın Kalbine Kodlar mı Yerleşiyor? – 2

Modern Tavır, Klasik Direniş Modern sanat, özellikle 20. yüzyılın ortasından itibaren, gelenekle çatışmayı görev olarak benimsedi. Estetikten çok şok edici

Politikaya Karşı “Siyaset” Mukaddimesi

Modern aldatmaca: “Politika” dediğimiz şey, biz Müslümanların yani kelimenin asıl anlamıyla hakikate teslim olmuş olanların ilkelerini belirlemediği bir ekonomi ve

Narsist Dindar!

Narsizim kişinin kendine hayranlık duyması ve hatta yüceltmesine dayanan patalojik bir hastalıktır. Narsistler, sürekli beğenilmek isterler çünkü buna hakları olduğuna

Hakikatsizliğin Kısa Bir Anatomisi

Hakikatten yoksun yaşamın hastalık gibi belirtileri vardır. Kapitalist sistemde insanın kendisini dünyevi şeylere adaması, bu hastalıklı yaşamın başlıca göstergelerinden biri..

Sanatın Kalbine Kodlar mı Yerleşiyor? -1

Sanat ve teknolojiye, tarihin farklı dönemlerinde bazen birbirine uzak düşen bazen de birbirini besleyerek ilerleyen iki büyük güç olarak bakabiliriz.

Ütopik Hayaller ve Distopik Gerçekler

Bilimkurgu, sinema açısından değerlendirildiğinde insanlığın yakın geleceğine dair hayal gücünün sınırlarını zorlayan, teknolojinin ise sosyal ve toplumsal yapıyı dönüştürmeye başladığı

Kalemden Koda: İnsan ve Yapay Zekâ Yazarlarının Edebî Dünyası

Yapay zekânın sanatın her alanında kullanılması, kreatif süreçlerin gelişimine olumlu katkılar sağlayabilir, yapay zekâ destekli çalışan sanatçılara ise yeni ufuklar,

Yapay Zekâ ve Sanatın Geleceği

Bugünlerde dikkat ediyorum da, birçok insan yapay zekânın teknolojiyle iç içe geçmiş hâliyle, görsel sanatlardan edebiyata, müzikten performans sanatlarına kadar

Gösteri Toplumu: Kendi Gerçekliğinden Uzaklaşan İnsan

Gösteri toplumunu var eden, oluşturan nedenlerin ya da arzularının kıskacında yaşayan bireyin kendini gerçekleştirmek istediği dünyada bazı sonuçların altını çizmeye

Zümrüdüanka gibi: Demokrasi

Yazıya bu başlığı seçişimin sebebi hafta sonu gördüğüm bir manzara… Ankara Ulus’ta Anafartalar caddesinden yukarı doğru çıkarken; Zafer Abidesi’nin etrafının

Taş Yerinde Ağır

Batılıların tarih anlayışı, Aydınlanma’dan bu yana tek taraflı gelişiyor. Tarih, Avrupalı filozof tarihçiler marifetiyle hangi yönden bakılırsa bakılsın yalnızca Avrupa’nın

Divriği Pilavı, Kars Kaşarı ya da Medeniyet Şurubu

Takip ettiğim bazı yazarların aynı düşünce etrafında bir araya gelmelerini, bazı kavramların marifetiyle olduğunu düşünüyorum. Genellikle dillerinden “dünya sistemi, küresel

Kabuk ve Ceviz ya da Anlama Uğraşı

İnsan, anlayan bir canlıdır. Daha çok ise yanlış anlayan… Her insanın bir anlam dünyası olduğunu fark etmek, aslında anlamın kişiye

Az Gelişmiş Tarihçiler Ülkesi

Tarih düşüncesi hakkında bugüne kadar birçok kitap yazıldı. Hâlen yeni eserler de kaleme alınmaya da devam ediyor. Özellikle Avrupa’da yazılan