Hermann Hesse’den Aforizmalar…

nerden bilirdim karaya oturacagimi

 

Sızlanıp yakınacaksın da eline ne geçecek? Her şeyin hayırlı bir yol izleyip olması gerektiği gibi olduğunu, hiçbir şeyin başka türlü olamayacağını gerçekten göremiyor musun?

***

Hayaletlerle asla bir alıp vereceğim yoktur, kendi düşlerimde yaşayıp gidiyorum. Başkaları da düşlerde yaşar, ama kendilerinin değil, başkalarının düşlerinde; bu da işte onlarla aramdaki farktır.

***

O zamanlar kendini harcamış, yaşam denilen şeye tümüyle gözlerini kapamıştı. Yaşam da buna uymuş, kendisine hiçbir istek yöneltmemişti. Bunun sonucu olarak toplumdan soyutlanmış, işi haylazlığa vurmuş, yaşamın dışında sadece bir seyirci konumunda bulunmuştu.

***

İşime geldiği gibi yaşadım hep, elimin altında bol bol özgürlük ve güzellik vardı, ama ben hep yalnız kaldım.

***

Bir babadan çocuğuna burnu, gözleri, hatta zekası kalıtım yoluyla geçebilir, ama ruhu asla. Her insan yeni bir ruh taşır kendisinde.

***

Bilmediği şey değildi, biri kalkıp mutluluğuyla ya da erdemliliğiyle böbürlenip büyüklendi mi, bunun arkasında bir bit yeniği olurdu hep.

***

Oysa başkalarının çaba ve arayışları, kendi görüş ve ideallerini, kendi ödevlerini, kendi yaşamlarını ve mutluluklarını peşine takıldıkları sürününkilere giderek daha sıkı bir şekilde bağlamaya yönelikti.

***

Biz bir insandan nefret ettiğimizde, kendi içimizde yuvalanıp bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan birinden nefret ederiz. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdırmaz.

***

İçimde dışarı çıkmak isteyen bir şey vardı, ben onu yaşamaya çalışıyordum yalnızca. Neden böylesine güçtü bu?

***

Ayaklarım çamura batmıştı ve paspasa sürerek çıkarılacak gibi değildi çamur, evimize hiç aşinası olmadığı gölgeleri kendimle birlikte sürükleyip getirmiştim.

***

Genç adam sevmiş ve sevgide kendini bulmuştu. Oysa çokları sever, ama sevgide yitirirler kendilerini.

***

Bütün o büyük acılara mal olan değişimlerin sonunda pek küçük bir şey ele geçirebilmişsem, bedelini ağır şekilde ödemek zorunda kalmıştım. Bir değişimden ötekisine yaşamım daha sert, daha çetin, daha yalnız ve tehlikelere daha açık bir durum almıştı.

***

Sanırım, hayatta gençlik ve ihtiyarlığı pek kesin bir çizgiyle birbirinden ayırabiliriz. Gençlik bencillikle son bulur, ihtiyarlık başkaları için yaşamakla başlar.

***

 

 

DİĞER YAZILAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir