- EdebiFikir
- 15/10/2012
- Sorgulama
“İç gelin” Sorgulama dosyası
Edebifikir yüzyıllardır saman altı edilen bir problemi gün yüzüne çıkarıyor. Çeşitli baskı ve tehditler sebebi ile tartışmaya dahi açılamayan “iç gelin”
Edebifikir yüzyıllardır saman altı edilen bir problemi gün yüzüne çıkarıyor. Çeşitli baskı ve tehditler sebebi ile tartışmaya dahi açılamayan “iç gelin”
Türkiye’de büyük değişiklikler oluyor. Taşlar yerinden oynuyor. Bu duruma kimileri sevinirken, kimileri de bu durumdan rahatsız oluyor. Zaman geçerken her halükarda üzerimizde
Sokakta yürürken bir yandan da yeni eylemimizi düşünüyordum. Nasıl bir eylem yapalım derken birde baktım, sokağın köşesinde, yerde korsan kitap
Canımız sıkıldı biz de sorgulama dosyası yapalım dedik. Gerçi canımız sürekli sıkılıyor ama neyse. Konu bu değil. Yıllardır kitap, dergi,
Biliriz; yaşamın avucunda eriyip giden yılları. Biliriz; her yılında olduğu kadar, hayatımızın her saniyesinde de dertlerimiz hüküm sürer. Başlangıcımızı yokluğun
Teoman bir yerlerde kendisine sorulan herhangi bir soruya şöyle cevap vermişti; “Müthiş bir lüks yarattım kendime ve üzerimde hiyerarşi kuracak,
Milli Edebiyat kurma çalışmaları devam ederken, eline kalem alan ve sistemi meşrulaştırmaya, onu kutsamaya çalışan metinler yazan birçok isim aklıma
New York şehrinde bulunan Manhattan Adası’nın sokaklarında metre kareye on binlerce hayat hikâyesi düşüyor. Bu sokaklarda, evsizlerin evi olup da “evsiz”
6 Aralık Savaştan umudumuz kalmamıştı, yılgın düşmüştük ve yenilmiştik. Neticede ben değil, Devlet-i Âli yenilmişti. Ben bir şekilde kaybetmemiştim
Bir Amerikan isminiz var mı? Hangi isminizle hitap ediyorlar size? Evet, diğer ismim Alfred Jacques. Her ikisini de kullanıyorum.
Zaman ayaklarımdan geçmişe doğru uzanırken, ben yine gecenin gündüzle buluşacağı yere bırakıveriyorum kelimeleri. Sevdaya dair ne de çok söz edilmişti
Dünya hayatı bir yokuşa benzer. Fazlalıklarınızdan kurtulduğunuzu sandıkça, nefes almayı kesrette arar ve yeni fazlalıklar edinirsiniz. Yokuşun son noktasına
Bizi kimse anlamıyor artık bu şehirde. Gitmeliyiz. Uzaklara, çok uzaklara. Kalbimizi burada unutabilecek kadar uzaklara. Belkide kaçış bu. Ne
Mahfuz dönüp aynı yöne baktı. Adamı görünce adeta şok geçirmişti. Mustafa Cemal yerinden hışımla kalkıp adama doğru koştu ve