- Davut Bayraklı
- 26/11/2012
- Deneme
Çin’in Bitmeyen Zulmü: Doğu Türkistan
“Bir ülkenin zenginliği, o ülkenin zulmüne mazeret teşkil etmez.” (Frantz Fanon) 1949 yılında Çin tarafından işgale uğrayan Doğu Türkistan, bugün
“Bir ülkenin zenginliği, o ülkenin zulmüne mazeret teşkil etmez.” (Frantz Fanon) 1949 yılında Çin tarafından işgale uğrayan Doğu Türkistan, bugün
TÜYAP kitap fuarı, son yıllarda birçok ilde açılıyor. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Diyarbakır, Adana vs. Yayıncılık faaliyetlerinin son on yılda iyiden
Künye: Frantz Fanon, Siyah Deri Beyaz Maske, Versus Kitap, Eylül 2009, İstanbul. *** “Nairobi’de Mathari Akıl Hastanesi’nde görevli Dr. H. L. Gordon, The
Windows 7 (codenamed Vienna, formerly Blackcomb) is a personal computer operating system developed by Microsoft. It is a part
Künye: Asaf Hâlet Çelebi, Mevlânâ’nın Rûbâîleri, HeceYayınları, İstanbul 2000. *** Son devrin büyük Fransız ediblerinden Maurice Barres, Mevlânâ’nın hayranlarındandır. Onun için: “O
Adım adım yaşama yaklaşıyorum. İçimin derinlerindeki, yıllardır tarif etmeye çalışarak kafa patlattığım ve her seferinde garip bir hafifleme hissiyle karmaşıklıklarımı
Kendisine ne kadar cevap yazmasam da bana yazmaktan usanmayan okurumun gönderdiği mesajlardan seçmeler… *** Günaydın Mustafa. Nasılsın? Nasıl gidiyor? Aslında
hissediyorum gibi bazen… yani böyle zamanlarda bu nasıl zaman ki? zaman, böyle nasıl? ben miydim de… deliren delirebilme kapasitesi olmalı
“Radyomu açtığımda, zencilerin Amerika’da linç edildiğini duyuyorum. Anlaşılan birileri bize yalan söylemiş. Meğer Hitler ölmemiş!” Frantz Fanon Martinik’in başkenti Fort de
Güneşin, insanların beynini çamurlaştıracak derecede yüzünü gösterdiği sıcak bir Pazar günüydü. Western filmlerinin vazgeçilmezi olan sıcaktan buharlaşmış ufku bilirsiniz; evet
künye: zor zamanda konuşmak, ismet özel, şule yayınları, 12. baskı, istanbul – eylül 2011 *** Var’ı bilmek, bir’i bilmek yolunun başlangıcıdır.
Savaş, kanayan yaralar, ağlayan ve ağlatan insanlar, belki istemeden belki bilmeden yapılan yanlışlar, belki de planlı hatalar… Senaryosunu
Annesi hep dağınıklığından şikâyet ederdi. Haklıydı, çünkü eve geldiğinde ilk işi önce yatağının üzerini, sonra da odasının geri kalanını,